|

Hayatta Patolog Olmak…Patolojinin Geçmişi, Şimdiki Durumu ve Geleceği

Öncelikle Patoloji iyidir; hasta ile direkt diyalogunuz yoktur, nöbetiniz yoktur; mikroskop + kahve + müzik ile işinizi yaparsınız; vakanızı araştırır dedektiflik yaparsınız, kendi çapınızda aksiyon yaşar ve genellikle dingin bir ortamda sakince yaşar gidersiniz.

Sonrasında Patoloji kötüdür; tıbbın her alanını bilmeniz gerektiği için çok okumanız ve takip etmeniz gerekir ki bu kliniğe yetişebilmek için şarttır, uzun süre makroskopi yaparsınız yani parça örneklersiniz ki bu sürede ortalama bir cerrahtan daha fazla eliniz bıçak tutar, mikroskop başında ful konsantre ve dikkatli olarak uzun zaman geçirmeniz gerekir ki bir şey atlamayın, düşünülenin aksine fiziksek ve mental olarak yorucu bir bölümdür Patoloji.

Ve Patoloji çirkindir; işin mutfağında olduğunuz için kimse sizi tam olarak anlamaz ve hak ettiğiniz değeri vermez (hasta, hasta yakını ve pek çok klinisyen), hastanın hayatını değiştirecek, çok ciddi kararları vermek zorundasınızdır, vicdani ve kanuni açıdan daima sıkıntılı bir durum söz konusudur, reklamınız yoktur, sizi kongreye götürecek, öğle yemeği yedirecek ilaç şirketi yoktur; kitaplar + vakalar + vicdanınız ile baş başa stresli bir hayat yaşarsınız.

Patolog olmak, tıbbın farklı bir yüzünü yaşamak bence; ben sevdim.

Patoloji, yurt dışında ve ülkemizde çok tercih edilen bir branş değil; sanırım soğuk geliyor herkese; sadece son yıllarda rahat bir bölüm olduğu düşünülerek TUS’da puanı biraz yükseldi. Hekim hasta ilişkilerinin bu kadar bozuk olduğu, hastaların hekimlerine saygı duymadığı (hatta nefret ettiği) bir ortamda Patoloji bir kaçış gibi görünse de bu bence çok yanlış bir değerlendirme. Patoloji öncelikle mahkeme yolu çok açık bir bölüm (ABD’de acil hekimlik sonrası en fazla para bazlı dava açılan uzmanlık dalı Patoloji) ; ayrıca özellikle diğer hekimler ve çevreleri tarafından yanlış yönlendirilmiş hastaların ilk solukta saldırdıkları bir bölüm ve kesinlikle rahat bir bölüm değil; yani sıklıkla az kazanırsınız, huzursuz bir ömrünüz olur ve ortalamanın üzerinde bir yaşam süreniz olmaz.

Gelecekte, tabi yakın gelecekte Patoloji daha moleküler seviyelere inecek ancak patologun hayatında çok bir şey değişmeyecek gibi durmakta.

Özellikle Patoloji verileri üzerinden ilaç kullanımı (lenfoma, GİST ve meme karsinomundaki gibi), gelecekte kanser tarama testi olarak kullanılması beklenen moleküler testlerin Patoloji tarafından yapılması olasılığı, daha kaliteli malzemeler ve uygun ortamlarda çalışma ümidi bizi gülümsetse dahi bilimsel anlamda gelişmemiş bir ülkede bilimsel işler yapmaya çalışan biraz Don Kişotbiraz Süpermen biraz mutlu çokça mutsuz doktorlar olarak yaşayıp gideceğiz gibi duruyor.

Uzmanlık seçmek çok kişisel bir konu; ben patolog oldum mutluyum; darısı sizin başınıza; sadece iki önerim olacak John Lennon’dan;

“Ben 5 yaşındayken, annem her zaman bana mutluluğun hayatın anahtarı olduğunu anlatırdı. Okula başladığım zaman sınavda bana büyüyünce ne olmak istediğimi sorduklarında ‘Mutlu olmak istiyorum’ yazdım. Onlar bana soruyu anlamadığımı söylediler, ben de onlara onların hayatı anlamadığını söyledim.”

Hayat, siz başka planlar yaparak meşgul olduğunuz sırada size olan şeydir. (1980 bestesi “Beautiful Boy (Darling Boy)”dan)

Dr. Mehmet SAR

Bu yazı 15152 defa okundu.


Yazarın diğer yazıları :

1 Yorum

  1. halil ibrahim tokat dedi ki:

    hocam iyi akşamlar,patolog kimdir nasıl çalışır hata  yapar mı yaparsa en çok hangi vakalarda yapar araştırıyordum.benim de inanmadığım bir biyopsi sonucum var da.tekrar nasıl inceletebilirim diye yol arıyordum. neyse yazınız insanı patologlara ısındırıyor 

Yorum yapın :