|

TUS Farmakoloji’sinin Dünü, Bugünü ve Yarını

 

Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın (TUS) geçmişini analiz edebilmek için çıkmış soruları incelemek gerekir. Bu açıdan bakıldığında TUS’da adaylara geçmişte yöneltilen Farmakoloji sorularını üç döneme ayırmak mümkündür: 2000 öncesi, 2000-2005 arası ve 2005 sonrası. 

 

TUS sektörünün henüz çok profesyonelleşmediği 2000 öncesi yıllara ait soruların bir kısmı hiç kayıtlara geçmediği için, ayrıca çıktığı iddia edilen soruların bir kısmının da aynen çıkarılmamış olma olasılığı bulunduğu için, bu döneme ait veri analizi maalesef çok sağlıklı yapılamamaktadır. Eldeki mevcut verilere baktığımızda bu dönemde aynı soruların seçenekleri dahi değiştirilmeden arka arkaya 4-5 kez sorulduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bu dönem daha spot, kısa ve kolay sorulardan oluşuyormuş. Sorularda genel tababet bilgilerinin ağırlıkta olduğunu söylemek mümkündür. Bazı soruların, hekim olmayan kişiler tarafından bile basit mantıkla çözülebilecek düzeyde olduğunu dahi söyleyebiliriz. TUS sonuçta bir yerleştirme sınavı olduğu için sadece adayın bilgi düzeyini ölçmekle kalmamalı aynı zamanda seçici de olmalıdır. Bu açıdan bakıldığında 2000 öncesi TUS Farmakoloji sorularının seçiciğinin çok iyi olmadığını söyleyebiliriz.

 

TUS sektörünün profesyonelleşmeye başladığı 2000-2005’li yıllara baktığımızda ise soruların zorluğunun arttığını söyleyebiliriz. Seçicilik için her ne kadar bir miktar zor soru gerekse de, bu dönemde amacını epeyce aşan “zor”dan çok  ‘zorlama’ sorular ile karşılaşabiliyoruz. Bu nedenle ilgili yıllarda mesela 20 sorudan 13-14’ünü yapabilme ciddi bir başarı olarak kabul ediliyordu. Bu dönemde de, önceki dönemde olduğu gibi, adayların itiraz hakkı olmadığı için maalesef hemen her sınavda en az 4-5 adet olduğunu düşündüğümüz yanlış sorunun iptali hiçbir zaman mümkün olmamıştır.

 

ÖSYM’nin TUS sorularını resmi sitesinden yayınlamaya başladığı 2005’ten sonraki konjonktürü incelediğimizde ise, işin olması gerekene daha fazla yaklaştığı bir dönemle karşılaşıyoruz. Ana prensiplerinin daha fazla sorgulandığı, daha makul ve yapılabilir soruları gözlemliyoruz. Bu dönemde Farmakoloji bilgileri çok daha fazla klinik anlamları, mantıkları ve mekanizmaları ile sorgulanmaya başlamıştır. Bazı soruların kurgusunun USMLE (United States Medical Licensing Examination) soruları ile çok benzeştiğini dahi söylemek mümkündür. Önceki dönemlerde hemen hiç sorgulanmayan Kemoterapötikler hakkında ortalama 2-3 gibi kayda değer sayıda soru da, bu dönemde adayların önüne konmuştur. Açıkçası bütün bu değişimler sağlı bir ölçme ve seçicilik için olumlu karşılanabilecek gelişmelerdi.

 

Son dönemin bir diğer önemli özelliği ise ÖSYM, sorduğu soruları resmi olarak yayınladığı için, adayların yanlış sorulara itiraz edebilme hakkının bulunmasıdır. Adaylara bu haklarını kullanabilme yolunun açılması, hiç kuşkusuz hakkaniyete giden yolda çok önemli bir kilometre taşıydı.

 

TUS’un bu gelişim sürecini inceledikten sonra, gelecekteki soruların daha Klinik ilişkili olacağını, Patofizyolojiyi ve Mekanizmayı sorgulayacağını söyleyebiliriz. İstatistiksel verileri incelediğimizde Kardiyovasküler Sistem, Santral Sinir Sistemi, Otonom Sinir Sistemi ve Genel Farmakoloji bilgilerinin ağırlığını koruyacağını söylemek bir kehanet olmayacaktır.

 

Ahmet ALTUN, MD

Bu yazı 4923 defa okundu.


Yazarın diğer yazıları :

Yorum yapın :