|

Sihirli Kelime

Sekiz yıl kadar önceydi, 5 arkadaş bir ev kiralamışlar ve TUS’a hazırlanıyorlar. Hiçbiri dışarıda ilave iş yapmıyor, aynı dersaneye gidiyor, aynı notlardan çalışıyor ve eşit çalışma zamanına sahipler. Sınav sonrası dördü başarılı oluyor, diğeri hiçbir yere yerleşemiyor. Kazanan arkadaşlarına nedenini sordum, dediler ki ’hocam bu arkadaşımız her şeyi eleştirirdi, dersaneyi, hocaları, notları, programı vs vs’. Hepimiz hayattan, işimizden, evimizden ve insanlarla ilişkilerimizden güzel sonuçlar isteriz. Bu güzel sonuçları bize garantileyecek en önemli tek faktör sağlıklı bir tutumdur. Burada sihirli kelime tutumdur.

Tutum, anlam yönünden eylem, his ve ruh halini gösteren durum olarak tanımlanmakta. Ve bizim eylemlerimiz, hislerimiz ve ruh halimiz, diğer insanların da eylemlerini, his ve ruh halini belirler. Neşeli, umutlu, olumlu bir tutuma sahip olursak dünyaya beklentilerimizin ne olduğunu bildirmiş oluruz. Tutum, iç dünyamızın dışarıya yansımasıdır.

Hepimiz kendi hayatımızdan sorumluyuz. Kendi tutumumuzu da kontrol altına alabiliriz. Her sabah güne başlarken neşeli ve olumlu bir ruh haline sahip olursak gün boyu neşeli ve olumlu olaylarla karşılaşma ihtimalimiz oldukça yüksektir. Bizler değişmeye başladıkça çevremiz de değişecektir. Mükemmel tutumlar mükemmel sonuçlara, kötümser tutumlar kötü sonuçlara neden oluyor. Dolayısıyla herbirimiz kendi hayatımızı şekillendiriyoruz. Sonuçta yaşam kalitemiz alışılagelmiş tutumumuzla belirleniyor.

Birçok insan kendi tutumları ile ilgili hiçbir şekilde düşünmüyor. Birçoğu güne sıradan bir ruh hali ile başlıyor. Etraflarındaki uyaranlara göre tepki gösteriyorlar, Bukalemun gibi uyaran iyi ise iyi, kötü ise kötü tepkiler veriyor. Bu nedenle tutumumuzu kontrol etmek, mükemmel veya iyi olmasını sağlamak çok önemli oluyor. Öğrenmeye karşı kötü tutumda olan bir kişi çok fazla öğrenemeyecektir. Başarısız bir tutumda olan kişiler daha başlamadan kaybetmiştir. Kendini TUS’ta 60-62 puan almaya endekslemiş bir kişi maksimum bu puanı alırken, ilk 100’e girmeyi hedeflemiş kişiler genellikle amaçlarına ulaşıyor. Harvard üniversitesinden psikolojinin babası sayılan William James ‘insanoğlu ruhsal tutumunu değiştirerek hayatını değiştirebilir’ diyor.

Sabahları şükran duygusu içinde güne başlayanlar ve beklentileri yüksek olanlar çoğunlukla umduklarıyla karşılaşırlar. Herbirimiz sahip olduğumuz nimetleri 100 sayfalık bir deftere yazmaya çalışırsak defter dolar. Olumsuzluklar ise bir sayfayı doldurmaz. Başarılı olan insanların hepsi olumlu bir tutuma sahiptir. Onları kendi bulundukları pozisyon olumlu tutuma sahip olmalarına yol açmamış, olumlu tutumları kendilerini yükseğe taşımış. Mükemmel tutuma sahip olanlar doğal çekim kuvvetiyle zirveye taşınıyorlar. Eğitiminiz, zekanız ne olursa olsun hayattan ne bekliyorsanız ona kavuşuyorsunuz. Hayata ve dünyaya olumlu tutum içinde yaklaşanlar olağanüstü güzelliklerle karşılaşıyorlar. Seçim sizin.  

İnsanların yaşadıkları dünya kendi tutumlarının bir yansımasıdır. Birçok kişi kendilerine iyi davranılırsa iyi davranıyor. Bunlar soğuk sobanın başına geçip ısıtmasını bekleyenler gibidir. İçine odun koyup yakmadıkça soba ısı vermeyecektir. Önce bizim eyleme geçmemiz gerekiyor, çevremizin değişmesi için. Biz değişmeden hiçbir şey değişemez. Biz değiştiğimizde ise dünyamız değişecektir. Burada önemli olan soru şu: Olumlu tutuma nasıl sahip olabiliriz? Cevap: Uygulayarak, kendimize devamlı telkinlerde bulunarak, olaylara ve insanlara pozitif yaklaşarak, proaktif olarak, olumlu yazılar okuyarak, olumlu insanlarla birlikte olarak, daha fazla gülümseyerek, daha yardımsever olarak ve ilişkide olduğumuz herkesi dünyanın en değerli insanı olarak görüp ona göre davranarak.

Bu uygulamanın bir parçası olarak insanların size nasıl davranmalarını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. Ailenizin üyelerini, dünyanın en önemli kişileriymiş gibi görün ve ona göre hareket edin. Her sabah kalktığınızda kendinizi dünyanın en başarılı insanıymış gibi kabul edin ve gün boyu bu şekilde davranın. Başınıza gelen sıkıntıları gülümseyerek karşılayın, daha büyüğü gelmediği için. Başkalarının olumsuz tutumu bulaşıcıdır, sizi etkilememesi için çok dikkatli olun. Sizi inciten herkesi affedin ve unutun. Kızgınlık, nefret, kıskançlık gibi yıkıcı duygular başkalarına değil size zarar verirler, kendinizi bunlardan koruyun. Problemlerinizi çözemeyecek insanlara sıkıntılarınızı anlatarak zamanınızı kaybetmeyin.

Hayatın çok kısa olduğu söylenir. Gerçekten çok kısa olan bu hayatı olumlu tutumla geçirmek sadece dünyamızı aydınlatmakla kalmayacak etrafımızdaki güzellikleri sihirli bir şekilde kendimize çekecektir. Kendimizi daha kısa zamanda daha fazla iş yapar halde bulacağız. Toplumda başarılı olmuş üst %5’lik dilimde bulunduğumuzu anlayacağız.  Verimli bir toprağa sahip olduğumuzu,  bol ürün elde etmek için sadece sulamak gerektiğini göreceğiz. Başkalarının bize davranışlarında inanılmaz güzelliklere sahit olacağız. Urfa’da İbrahim peygamberin ateşe atıldığı rivayet edilen balıklı gölde bir bir kitabe dikkatimi çekmişti, geçtiğimiz hafta. ‘İbrahim aleyhisselam yumuşak huyluydu, ateş de ona yumuşak davrandı.’

Dr. Metin YILDIRIMKAYA

Bu yazı 3159 defa okundu.


Yazarın diğer yazıları :

Yorum yapın :