|

TUS & KELEBEK ETKİSİ

Kelebek etkisi kavramı, ilk kez kaos teorisinin savunucusu ünlü matematikçi ve meteorolog Edward Norton Lorenz tarafından kullanıldı. Ancak kavramı medyatik hale getiren hiç kuşkusuz Ashton Kutches’in başrolde olduğu 2004 yılı Hollywood yapımı Kelebek Etkisi adlı filim oldu.

Lorenz bu kavramla görünüşte ilgisiz gibi görünen küçük değişimlerin büyük ve karmaşık sistemleri nasıl etkileyebildiğini tanımlamaya çalışıyordu. Kavram, Lorenz’in ifadesi ile ‘Amazon ormanlarında bir kelebeğin kanat çırpması, Teksas’da fırtına kopmasına neden olabilir’ ile dikkat çekmeye başladı.

İlk bakışta çok uçuk ve ütopik gibi görünse de, aslında iki olay arasında ilişkiler zinciri kurulabilirse böyle bir etkinin oluşması imkansız değildir. Bunun en güzel örneği domino teorisidir. Biri size 10 gramlık bir taş ile Empire State binası yıkabilirim dese, ilk duyuşta ne kadar saçma olduğunu düşünürsünüz değil mi? Ancak günümüzde bunun domino teorisi ile olabileceğini artık gayet iyi biliyoruz.

Tabi böyle bir sonuç oluşturabilemek için doğru yerde, doğru hareketi yapmak gerekir. Peki böyle bir etki tıpta uzmanlık sınavı (TUS) için oluşturulabilir mi? TUS’da çıkan soruların dağılımına baktığımızda bu etkiyi oluşturmak için en olası aday farmakolojidir.

Öncelikle her dersten soru yaptırabiliyor. Farmakoloji’den 22 soru çıkıyor, ancak yaptırabildiği toplam soru sayısı bazen 55’i bulabiliyor. Dolayısıyla kelebek etkisi için gerekli ilişkiler yumağına dokunabilir. Yani doğru yerde bulunuyor.

Peki doğru hareketi nasıl yapacak? Bunun için onu doğru kullanıyor olmak gerekir. Sadece ‘düz ezber yap geç’ ile bu etkiyi sağlamak mümkün değil. Farmakolojiyi doğru kullanabilmek için onu, klinik branşlar ile olan ilişkisi ile (klinik farmakoloji), mekanizması ile (patofizyoloji), yorumu ile ile bilmek gerekir.

Bir kelebek gibi kanatlanıp, mutlu olacağınız yere konmanız dileğiyle,

Selamlar, sevgiler..

Ahmet ALTUN, MD
Altun Temel ve Klinik Farmakoloji
Facebook: Ahmet Altun Farmakoloji Bir / İki

Bu yazı 3193 defa okundu.


Yazarın diğer yazıları :

Yorum yapın :