|

Büyük İşler İçin Küçük Şeyleri Feda Edebilmek Gerekir!

Tüm canlılarda olduğu gibi insanoğlunun genetik kodlarında da var: Faydaya yönelmek ve zarardan kaçmak.

Hayat; hemen her anımızda bize değişik seçenekler sunar. Ve biz bu seçenekler arasında tercihlerimizi yaparak yolumuzu çizer ve belirleriz.

Hayat; tercihlerini yaparken vizyon sahibi olanları, stratejik düşünebilenleri, sekonder kazançları hesaba katabilenleri, büyük şeylere uzanabilmek için elindeki küçük şeyleri bir kenara bırakabilenleri yükseklere taşır. Sadece o anı düşünenleri, dağınık düşüncelere sahip olanları, etrafındaki küçük şeylere bakıp bakıp duranları, küçük de olsa; çok zaman da alsa her faydanın peşine takılıp gidenleri ise silip tüketir.

Kişi elindeki küçük şeylere sıkı sıkıya yapıştıkça; ufku daralır ve küçülür. Bir süre sonra yapabileceği en iyi şeyin o olduğuna inanır, kendisinden ancak bu kadarının gelebileceğine ikna olmaya başlar. İşin kötü yanı; sıkı sıkıya yapıştığı şeyden bile bir süre uzaklaşmak zorunda kalır. Çünkü hayat kazanmayana durma şansı vermez, kaybettirir.

Bir toplantıya veya kongreye katılmak için bir miktar emek ve zaman harcamanız gerekebilir. Ancak bu toplantıda hayatınızın akışını değiştirecek kişiler ile tanışabilirsiniz. ‘Ben şöyle iyi, böyle kaliteli biriyim, onlar bana gelsin’ diyerek kendinizi bir süre kandırabilirsiniz. Ancak bir süre sonra bekleyen ve fark edilmeyenler kervanına katılabilirsiniz. Çünkü toplum kişiye gitmez, ancak kişi topluma gidebilir.

Ders çalışmak için kütüphaneye gitmek; yol ve yiyecek giderinizi arttırabilir. Ancak gelecekte önünüzü açacak sınava daha verimli çalışmanızı sağlayabilir.

Faydası olacağına inandığınız bir desteği almayarak masraftan kurtulduğunuzu düşünebilirsiniz, ancak sınavda alabileceğinizden daha azına razı olmak zorunda kalabilir, toplam maliyetinizi sosyal ve ekonomik açıdan çok yukarılara taşıyabilirsiniz.

Bir tiyatro veya sinemaya gitmek, bir kitap okumak vaktinizi alabilir. Ancak öğreneceğiniz veya göreceğiniz bir şey; hayata bakışınızı değiştirebilir. Değişen ve gelişen bakış açınız ile tercihlerinizi daha dikkatli ve verimli bir şekilde belirleyebilirsiniz.

Bir bilgisayar seminerine katıldım, debelenerek yaptığım işlerin nasıl daha kolay ve güzel yapılabileceğine tanık oldum. Seminere katılmak başta zaman kaybı gibi gözükmüştü. Ancak şimdi toplamda çok daha fazla zamanım ve işim var diyebilirsiniz. ‘Bir kitap okudum, bir seminere katıldım hayatım değişti’ diyen insan sayısı az değildir.

Hemen her şeyin hızla geliştiği ve güncellendiği bir zamanda araştırma ve geliştirme (AR-GE) için zaman ve kaynak ayırmak günümüzün olmazsa olmazlarındandır. Her gün aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek ancak deliliktir. Farklı sonuçlar elde etmek için farklı şeyler yapmayı göze almak gerekir. Farklı şeyleri yapmak için zahmetine katlanmak gerekir. Çünkü hayat kısa; beklettiğinizi sandığınız şeyleri her zaman elinizin altında tutamayabilirsiniz.         

Özetle, evet hiç kuşkusuz, büyük işler için küçük şeyleri feda edebilmek gerekir!

Ahmet ALTUN, MD
Altun Temel ve Klinik Farmakoloji

Bu yazı 3094 defa okundu.


Yazarın diğer yazıları :

Yorum yapın :