|

YOL AYRIMI: Tercihler & Sık Sorulan Sorular

Tercih dönemlerinde pek çok arkadaşımızın sorduğu benzer soruları ve fikirlerimi sizinle de paylaşmak istedim.

* Tercih sıramın üstlerde olması yerleştirmede bana bir avantaj sağlar mı?

Tercih sırasının sahibi sizsiniz. Bundan ek kazanç beklememeniz gerekir. Bu sıralama ile özetle ‘bak, eğer yukarıdaki olacaksa aşağıdakilerden vazgeçebilirim’ diyorsunuz. Yerleştirmede esan olan sıralamadır, bir diğer şekli ile puandır.

Aynı yer için adaylar yarıştırılırken; sıralamaya-puana bakılır. Tercih sırası diğer adaydan çok aşağılarda olsa bile puanı-sıralaması yüksek olan yerleşir.

* İstediğim sonucu alamadım. İçime sinen bir yere yerleşemeyebilirim. Bir sonraki sınava da az kaldı. Tekrar hazırlanabileceğimden emin değilim. Çalışmamı toparlayamazsam daha kötü bir sonuç ile karşılaşmaktan korkuyorum. İçime sinmeyen ve istemediğim yerleri yazayım mı?

Yanlış tercih ve yerleştirmenin maliyeti en iyi ihtimalle 1 yıl oluyor. İstifa edip tekrar hazırlanmak kolay olmuyor. İş yoğunluğu nedeniyle istenen çalışma temposunu tutturmak da kolay olmuyor. Bir yandan aile ve çevre baskısı başlıyor: ‘Ne fark edecek ki? Hazır kazanmışsın işte, niye uğraşıyorsun? Eldeki kuş, daldaki kuştan iyidir. Ya bir daha kazanamazsan? Gittiğin yerde bir daha mı çözmezlik yapacaksın? Yerinde olmak isteyen onca kişi varken, sen bırakıp gidip maceraya mı atılacaksın?…

Hele bir de; istemeyerek gittiğiniz yerde gönlünüzü çalan (daha reel ifade ile mantıklı karar almanızı engelleyen) bir kişi ile karşılaştınız mı, vay halinize J Bu kumpastan çıkabilen babayiğit literatürde çok yoktur.

Öncelikle; ‘3 aydan az süre kaldı, artık toparlayamam’ yanlış bir düşüncedir. Önceden sınava hazırlanmış, konu okumaları eksik olmayan bir kişi için 3 ay yeterli bir süredir. Önemli olan süreyi verimli kullanmaktır. Bu nedenle; özelikle ilk sınavlarında istediği başarıyı elde edememiş kişilerin, sosyal şartlar izin veriyorsa, bu tip yollara sapmamasını öneririm.

Sosyal şartlar derken, yukarıda anlattığım atmosferden söz etmiyorum. Olur ya ne bileyim;

+ Hocam, kızın babası ‘bak bu defa kazandın kazandın yoksa sen bu işi unut’ diyor.

+ Maddi yönden sıkışığım, elime bakan çok kişi var. Tekrar hazırlık sürecini tolere edecek ekonomik gücüm yok.

+ Mecburi Hizmet ile X iline atandım. Buralarda ciddi güvenlik problemi var. Bu durum beni çok endişelendiriyor. İstifa edemiyorum. TUS dışında çıkış şansım yok.

+ Bu benim 4. TUS’umdu. Çok şansımı denedim, daha iyisini yapabileceğime inanmıyorum. Çünkü; hepsine iyi bir şekilde hazırlanarak giridim, hiçbirinde ‘düşük’ başarı için eleyebileceğim bir nedenim yoktu…

Diyorsanız. Bak bu arkadaşlara söyleyecek lafım yok, Allah yardımcıları olsun demekten başka.

Ancak; hak etmediğiniz bir sonuç aldığınıza inanıyorsanız, sosyal ve maddi şartlar çok zorlamıyorsa: Gelirse mutlu olacağınız, istediğiniz yerleri yazıp şansınızı mutlaka deneyin. Ancak olmazsa; içinize sinmeyen yerlere gidip azap çekmek yerine kendinize bir şans daha verin derim.

Çünkü; ihtisasa 6 ay geç başlamak bir şekilde tolere edilebiliyor, ancak 45 yıllık meslek hayatı kolay geçmiyor.

Selamlar, sevgiler..

 

Ahmet ALTUN, MD
ALTUN Temel ve Klinik Farmakoloji
Yazarı & Editörü

Bu yazı 3384 defa okundu.


Yazarın diğer yazıları :

Yorum yapın :