|

YENİ bir topluluk: GEREKSİZ DOKTORLAR!

Başlık çok provokatif oldu. Farkındayım. Provokasyon; en az ölüm ve seks kadar, dikkat çeker bu hayatta. Dikkat çekmeyen şey de okunmaz ki 🙂 Kısır tartışmalar ile vakit kaybettiğimiz şu zamanlarda bizi, hepimizi çok ilgilendiren ve ıskalanmaması gereken bir konu aslında. Onun adı: Yapay zeka!

İlk bakışta bilim kurgu gibi gözükse de, hızla hayatımıza giriyor, kendine yer açıyor, genişliyor, aynı zamanda tehdit ediyor, farkında mısınız? Eskiden bilim kurgu romanlarında okuduğumuz şeyler hızla gerçek hayatta kendine yer buluyor: Kendi kendine çalışabilen arabalar, çeviri kalitesi gün geçtikçe artan online çeviri programları, müzik besteleyen bilgisayarlar, filmler için senaryo yazan programlar, finansal işlemleri yapan cep uygulamaları, hastalara tanı ve tedavi düzenleyen programlar..

İnsan olarak iki ana yeteneğimiz vardı, fiziksel ve bilişsel. Fiziksel üstünlüğümüzü kaybedeli çok oldu. Makinelerin insanlarda çok daha üstün işler başarabileceğini deneyimledik. Binlerce ırgatın haftalarca yapamacağı işi bir günde yapabilen iş makineleri, kalabalık orduların kazanamadığı savaşları zaferle sonlandıran insansız hava araçları, aylarca kat edemeyeceğimiz mesafeleri bize hızla aldıran ulaşım araçları, binlerce işçinin yapamayacağı işleri yapan dağları-taşları delen makineler..

Fiziksel becerisi ve yeteneği üstün olan robotların ve makinelerin; onları yönetecek ve yönlendirecek insanların zekasına ihtiyacı hep oldu. Onları yöneten bizdik. Onlar; sadece bir yardımcı idi. Dolayısıyla beyaz yakalılar olarak; hayatımıza girmelerini, pek çok kişiyi işsiz bırakmalarını önemsemedik, aksine destekledik. Peki ya artık bilgisayarların, robotların, algoritmaların, yazılımların bizim zekamıza ihtiyacı kalmazsa? Yapay zeka; bu ihtiyacı ortadan kadırırsa?

Teknolojik altyapının desteğiyle, hastaların şikayetlerini dinleyen, hikayesini alan, objektif (kanıta dayalı) tetkik ve görüntüleme istemlerini sisteme giren, sonuçları değerlendiren, en gelişmiş ve güncel algoritmalar (guideline’lar) ile tanı koyan, güncel tedavi reçetesini hatasız ve eksiksiz yazan, gerektiğinde operasyon yapan robotların, programların, uygulamaların hayatımıza girdiğini düşünün. İlk bakışta uçuk gibi gözükse de; teknik olarak bunların gerçekleşmemesi için an itibari ile bir engel yok. Mevcut teknoloji dahi bunları yapmak için yeterli.

Peki bu süreç engellenebilir mi? Sanmıyorum. Belki yavaşlatılabilir, ancak engellenemez. Çünkü, insanların doktorlardan beklentileri sürekli artıyor, yeni veri akışı katlanıyor, ilaç sayısı ve detayı büyüyor, tıp bilimi doktorlar için gün geçtikçe karmaşıklaşıyor. Bilgi sayısı, detayı ve karmaşıklığı; bilişsel yeteneği sınırlı olan bizleri zorluyor. İş bölüşümü de artık fayda etmez hale geldi.  Çünkü branşlaşma eğitim süresini uzatıyor, insan ortalama yaşam süresini zorluyor, maliyetleri arttırıyor.

Fiziksel becerimizi devredeli çok oldu, bilişsel becerimizi de devredersek ‘gereksizler sınıfı’nın oluşmaması için bir engel yok. Gereksizler sınıfı içinde sadece bankacıların, finansçıların, taksi şoförlerinin, yöneticilerin, tercümanların, öğretmenlerin değil aynı zamanda doktorların da olacağını tahmin etmek için kahin olmak gerekmiyor. Tarihte kazananlar; süreci engellemeye çalışanlardan değil, onu iyi analiz edip kullanmayı bilenlerden çıkıyor. Bu da başka bir yazının konusu olsun.

Selamlar, sevgiler…

 

Ahmet ALTUN, MD
ALTUN Temel ve Klinik Farmakoloji
Yazarı & Editörü

Bu yazı 3002 defa okundu.


Yazarın diğer yazıları :

Yorum yapın :