|

DOKTOR OLMAK

TUS sonuçları açıklandı. Kazanan arkadaşları tebrik ediyor ve bundan sonraki uzun ve zorlu uzmanlık eğitimleri boyunca sabır ve kolaylıklar diliyorum. Aslında TUS’un son engel olmadığını, sadece yeni engeller için bir başlangıç olduğunu yaşayarak görecekler. Uykusuz nöbetlerde; gece yarısından sonra ameliyathanede, uyuklayarak ekartör çekerken; sabaha karşı girilen sezaryende, pansumanları sabah vizitine nasıl yetiştireceğini düşünürken; başasistandan çıkmayan sonuçlar veya geciken bir randevu için fırça yerken; hocanın köpeklerini gezdirirken, çalışmayan arabasını iterken; zorlu eğitimin sonuna gelindiğinde mecburi hizmette memleketin hangi güzel köşesine gideceğini düşünürken ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklar. Onlarla, en azından bir kısmıyla, yan dal uzmanlık sınavı hazırlığı sırasında TUSDATA’nın yolları belki de bir daha kesişecek.

Diğer arkadaşlar ise tüm bu güzelliklere (!) ulaşma şansını bir sonraki döneme erteleyerek biraz daha zaman kazandılar. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek gerekir. Vazgeçmek sadece korkakların yelteneceği bir zayıflık göstergesidir. Bu işe inanarak gönül verip, verdiği emeğin karşılığını alamayan, yukarıdaki mutluluğa (!) ulaşamayan pek yok.

Yıllardır bu yolda birçok arkadaşıma karınca kararınca kılavuzluk yapmış biri olarak “zafere” ulaşmanın ilk koşulunun “zafere inanmak” olduğunu yaşayarak gördüm. Doğaldır ki, bu inançla çalışmak, emek vermek gerekiyor. Evrende hiçbir şey kendiliğinden olmuyor. Olması için gereken koşulları ince ince, sabırla oluşturmak gerekiyor. Koşullar her zaman çok kolay olmayabilir, türlü sorunlar çıkabilir.

Ama doktorluk da zaten böyle bir meslek… Zorluklarla baş etmek… Özellikle bizim ülkemiz gibi koşullara sahip ülkelerde doktorların iş tanımlaması bu… Sizden hep en zor, en imkansız istenir… Tıp fakülteleri en yüksek puan gerektiren, en zor girilen okullardır… Tıp eğitimi en uzun, en zor eğitimlerden biridir… Bütün bu zorlukları aşarak bugüne gelen sizler, zaten kendini ispatlamış, ayrıcalıklı insanlarsınız. Bu koşullarda da herkes kendine en uygun düzenlemeyi yapmış ya da yapacaktır. Kimi kendi başına, kimi bir dershane yardımı ile yola koyulacaktır. Ancak her durumda naçizane birkaç önerim olacak. Doktorların çoğunun yapılarından (veya eğitimden kaynaklanan) gelen bir mükemmeliyetçi yönleri var, her şeyi tüm detayı ile sorgulamak, anlamaya çalışmak… Oysa bu, TUS için bir handikap. TUS, bu kadar detay kaldırmıyor. TUS için detaya dalmak, tıbbın sonsuzluğunda kaybolmaya neden olabiliyor. Detaylar için uzmanlık eğitimi sırasında ve sonrasında ve bu kez tek bir branşta bol zamanınız olacak. Oysa TUS’da o kadar zaman yok. TUS için çok daha spesifik hedefe yönelik bir yol kat etmek gerekir. Dershane bunun için kestirme bir yol olabilir, ama yine deneyimlerimden biliyorum ki bu kestirmede de yan yollara saparak kaybolanlar çok oluyor. Oysa bu kısa sürede zaman kaybına hiç tahammül yok. Ayrıca TUS temel bilginin sorgulandığı bir sınav, hiçbir zaman detay sınavı olmadı. Bu nedenlerle çalışırken fazla ayrıntılara girmemek gerektiğini düşünüyorum.

Çalışılan konuları tekrar etmenin, öğrenilen bilgiyi denetlemenin, eksikleri belirlemenin, verilen emeğin sonucunu görmenin ve tatmin duygusunu yaşamanın en iyi yolu ise soru çözmek… Doğru bir kaynaktan, gereksizleri elimine ederek, eski TUS soruları da dahil, soru çalışması mutlak faydalı… Ve bunları taçlandıracak deneme sınavları… Özellikle dershaneye devam eden arkadaşlarda çok sık gözlemlediğim bir eksiklik, deneme sınavlarını ciddiye almamak, katılmamak. Oysa çalışmak ve bilmek yeterli değildir. O bilgiyi, sınav yorgunluğu, stresi ve baskısı içinde kullanabilmeyi öğrenebilmenin, sınav simülasyonunu aynı tehdit altında yaşamanın/hissetmenin en iyi yolu deneme sınavları… Baskı altında olmak işin önemli bir özelliği… Herkes duşun altındayken şarkı söyleyebilir ama kaç kişi seyirci önünde şarkı söyleyebilir? Baskı altındayken başarabilmek yetisidir farkı yaratan, bu deneyimden kendinizi mahrum etmeyin.

Sevgi ve saygılarımla… Kolay gelsin…

Dr. Hakan MERSİN

 

Bu yazı 6062 defa okundu.


Yazarın diğer yazıları :

Yorum yapın :