|

Hangi Branşı Tercih Edelim?

Sınav sonuçları açıklandı, herkes için hayırlı olmasını dilerim. Her sınav sonrası genellikle bazı arkadaşlar için tatlı bir telaş, bazıları için kararsızlık, bazıları için yeniden hazırlık, bazıları için ise bu TUS sevdasından vazgeçme süreçleri içine giriliyor. Dünyada en zor şeylerden biri karar vermektir. Bir liderin olmazsa olmaz özelliklerinden biri hızlı karar vermektir, alınan kararların doğruluğu ne kadar fazla ise lider o kadar büyük oluyor. İnsan hangi seviyede olursa olsun mutlaka daha önce o yollardan geçmiş birilerinin danışmanlığına ihtiyaç duyuyor. Yaşamın kısalığı içinde her şey deneme yanılma yoluyla öğrenilmiyor. Sizlere mezuniyet sonrası 25 yıllık bir birikimin ışığı altında karar vermenize yardımcı olabilecek ipuçları vermeye çalışacağım.

1.Sınavda iyi puan alanlar ve sıralamada üstlerde bulunanlar için: Bu sıralama ilk 200’de bulunan arkadaşları kapsıyor. Branş seçiminde uzmanı olmayı çok istediğiniz bölümü tercih edin ve mutlaka gelişiminize katkıda bulunacak merkez ve hocaları araştırın. Hiçbir zaman parayı ön planda düşünmeyin. Çok uzun süre hobi şeklinde severek zaman ayırabileceğiniz bölümleri düşünün. Günümüzde her bir branşın onlarca yan dalı gelişiyor. Los Angeles Çocuk Hastanesinde 110 farklı bölüm olduğunu öğrenince çok şaşırmıştım. İlgi duyduğunuz veya duyabileceğiniz dallarda çok nitelikli hale gelmeyi hayal ederek seçiminizi yapın. Gerçek maddi ve manevi kazançların herhangi bir dalda en az 10.000 saat vakit harcandıktan sonra geldiği unutulmasın. Son yılların moda sporcusu Michael Phelps 5 yaşında yüzmeye başladığı, 11 yaşında haftada en az 50 mil yüzdüğü, 2004’de ilk olimpiyat altın madalyasını 19 yaşında kazandığı ve 2008 olimpiyatlarında toplam 8 altın madalya kazanarak tarihte ilk sporcu olduğu ve bu süre içinde toplamda 22.000 saat yüzmeye vakit harcadığı bildiriliyor. Yılbaşı ve doğum günleri dahil her gün 5 saat yüzmeye vakit ayırarak ve ciddi bilimsel destek alarak bu seviyeye ulaştığı söyleniyor.

2.Sınavda orta derece elde edenler için: Bu sıralama ilk 200-1000 arasında bulunan arkadaşları kapsıyor. Yukarıda yazılanlar bu grup için de geçerli fakat seçenekler azaldığı unutulmamalı. Arzu ettiği branş yüksek puan almayı gerektiriyorsa ve şartları bir sınav daha geçirmeye uygunsa, kendisinde yeterli enerjiyi buluyorsa bir sonraki sınava hazırlanabilirler. Böyle hareket edenler genellikle hedeflerine ulaşıyorlar. Fakat bir an evvel uzmanlığa başlamak isteyen arkadaşlar kendilerine en uygun tercihleri yapabilirler.

3.Sınavda biraz daha alt derece elde edenler için: Bu sıralama 1000-2500 arasında bulunan arkadaşları kapsıyor. Her ne kadar seçenekler daha da azaldı ise de morali bozmadan sevebileceğimiz bölümlere göre puanlar alındı ise tercihler yapılmalı. Bazen bir merkezde popüler bir bölüme tercih olmadığı için çok düşük puanlarla girilebildiği unutulmamalı. Yeniden sınava hazırlanmak bu grup için de geçerli, fakat birkaç defa sınava katıldıktan sonra bu puanları alanlar yeni maceraya girmeyi düşünmeyebilirler ve tercih yaparak bir an evvel uzmanlığa başlamayı düşünebilirler. İnsanın başarısı ve mutluluğu esas alındığında uzmanlık dalı ve eğitim aldığı merkez daha sonra gelmekte. Öncelikli olarak kişinin ilgisi, enerjisi, karakteri ve hayal gücü yukarılara tırmanmasına yardımcı oluyor.

4.Sınavda daha alt derece elde edenler için: Bu sıralama 2500-3500 arasında bulunan arkadaşlar içindir. Yeniden sınava hazırlanmak önerilen bir tercih olmakla beraber şartları uygun olmayanlar için mutlaka sevebilecekleri ve girebilecekleri yerleri tercih etmeliler.

Bu satırları yazarken önceki sınavda göz uzmanlığına başlayan bir arkadaşımızın mesajını aldım. Yeniden sınava girdiğini, 67 puan civarında aldığını ve biyokimyayı düşündüğünü bildiriyordu. 1960’lı yıllarda ülkemizde biyokimya uzmanlığını büyük oranda eczacı, kimyager ve veteriner bölümünden mezun olanlar tercih ediyordu. Tıp kökenlilerin aklından bile geçmiyordu. Bu dönemde Hacettepe’den bir doktor hocamız biyokimyayı tercih ediyor, uzmanlığını aldıktan sonra ABD’de 2 yıl eğitim alıyor, doçentlik ve profesörlüğünü aldıktan sonra serbest piyasada birikimlerini bütün ülkeye sunuyor. Bugün laboratuar alanında ülkemize yaptığı katkılar, etrafına ışık olması, maddi ve manevi elde ettiği kazanımlar takdire şayan.

Nice TUS birincilerinin tekrar sınava girdiklerini, aynı merkezden eğitim alan iki uzmandan biri çok başarılı olurken diğerinin aynı başarıyı gösteremediğini, dünyanın en başarılı insanlarının hayatlarında sayısız kayıplar ve üzüntüler yaşadığını, anne karnındaki bir bebeğin 9 ayda yetişip dış aleme geçtiğini, daha erken olması durumunda sıkıntılar gözlendiğini unutmayalım.

Dr. Metin YILDIRIMKAYA

Bu yazı 22176 defa okundu.


Yazarın diğer yazıları :

Yorum yapın :